top of page

Travma Nedir? Belirtileri, Etkileri ve Terapi Süreci

Yazarın fotoğrafı: pdrfatihfidan
pdrfatihfidan
24 Ağu
3 dakikada okunur

Travma Nedir? Belirtileri, Etkileri ve Terapi Süreci

 

Travma Nedir?

Travma, yalnızca yaşanan olayın kendisi olmayıp zamanında kişinin bu olay karşısında yaşadığı yoğun korku, çaresizlik ve kontrol kaybı giibi deneyimleri de içermektedir. Bir çok olay psikolojik travmaya yol açabilir.

Ancak aynı olay herkeste aynı etkiyi yaratmaz. Çünkü travmanın etkisi; olayın şiddeti, süresi, kişinin geçmiş deneyimleri, çocukluk dönemi, kişilik özellikleri ve sahip olduğu sosyal destekle yakından ilişkilidir.

 

Travma Belirtileri Nelerdir?

Travmatik bir olaydan sonra sık görülen travma belirtileri şunlardır:

* Olayın tekrar tekrar zihinde canlanması

* Flashback yaşamak

* Travmayla ilgili kabuslar görmek veya olaya benzer içerikli kabuslar

* Sürekli tetikte ve tehlikedeymiş gibi hissetmek

* Kolay irkilme

* Uyku problemleri

* Yoğun kaygı ve panik

* Öfke patlamaları

* Suçluluk ve utanç duyguları

* İnsanlardan uzaklaşma

* Travmayı hatırlatan kişi, yer ve durumlardan uzaklaşma

* Dikkat ve konsantrasyon güçlüğü

* Geleceğe karşı umutsuzluk, isteksizlik

Bazı kişilerde kendisini bedeninden veya çevresinden kopmuş gibi hissedebilir, yaşananların gerçek olmadığı duygusuna kapılabilir. Travma sonrası ortaya çıkan bu belirtiler kişiden kişiye değişebilir.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nedir?

Her travma olayı travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile sonuçlanmaz. Travmadan sonra korku, üzüntü, kabuslar ve huzursuzluk yaşanması ilk zamanlarda görülebilir. Ancak belirtiler uzun süre devam ediyor, şiddetleniyor ve kişinin iş, sosyal veya aile yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa travmanın sindirilememesiyle profesyonel değerlendirme önemlidir. TSSB; yeniden yaşantılama, kaçınma, olumsuz düşünce ve duygular ile aşırı uyarılmışlık belirtileriyle kendini gösterebilir.

 

Örnek Vaka 1: “O Kaza Her Gece Yeniden Oluyor”

Ayşe kişisi, 32 yaşında ve yaklaşık bir yıl önce ciddi bir trafik kazası geçirdi. Fiziksel olarak iyileşmesine rağmen araç kullanmaya başladığında kalbi hızla çarpmaya, elleri titremeye başladı. Kazanın olduğu yoldan geçmekten kaçınıyor ve geceleri sürekli aynı kazayı rüyasında görüyordu.

Ayşe sık sık, “Mantıken artık güvende olduğumu biliyorum ama bedenim buna inanmıyor,” diyordu.

Bu vakada travmatik olay geçmişte kalmıştı ancak Ayşe’nin sinir sistemi hâlâ tehlikenin devam ettiğini düşünüyordu. Tetikleyiciler, kazayla ilişkili sesler, yollar ve görüntüler, travmatik anıların yeniden canlanmasına neden oluyordu. Özellikle kırmızı arabalar onu tetiklemekteydi. Çünkü kaza yaptığı arabanın rengi kırmızıydı. Travma anında zihnin bir kaç şeye odaklanmasıyla ileride tetikleyici olması durumunu açıklayan bir örnek teşkil etmektedir.

Terapi sürecinde önce güvenli alan oluşturma, bedensel duyumları fark etme ve duygu düzenleme çalışıldı. Daha sonra travmatik anının işlenmesine yönelik travma odaklı terapi yöntemleri kullanıldı.(İsimler temsilidir)

 

Vaka 2: Çocukluk Travması ve İlişkiler

Mehmet, 38 yaşında başarılı bir iş insanıydı. Ancak yakın ilişkilerinde yoğun kıskançlık ve terk edilme korkusu yaşıyordu. Partneri birkaç saat mesaj atmadığında “Beni artık sevmiyor” düşüncesine kapılıyor ve yoğun öfke yaşıyordu.

Terapi sürecinde çocukluk döneminde duygusal olarak ihmal edildiği, ihtiyaç duyduğunda ebeveynlerinden yeterli güven ve destek göremediği ortaya çıktı.

Burada yaşanan çocukluk travması, yalnızca geçmişte yaşanan bir olay olarak kalmamıştı. Yetişkinlikte kişinin kendisini, diğer insanları ve ilişkileri algılama biçimini etkilemeye devam ediyordu.

Mehmet için asıl tetikleyici partnerinin geç cevap vermesi değildi. Geç cevap, geçmişten gelen “Yalnızım, önemsenmiyorum, terk edileceğim” duygusunu harekete geçiriyordu.

 

Travma Neden Bazen Yıllarca Etkisini Sürdürür?

Travma yaşayan kişi çoğu zaman şu soruyu sorar:

“Üzerinden yıllar geçti, neden hâlâ unutamadım?”

Çünkü travma yalnızca zihinsel bir anı olarak depolanmayabilir. Bazı travmatik deneyimler, bedenin ve sinir sisteminin tehlike algısını hep tetikte tutarak bir daha aynı durumu yaşamaması için teedbir halindedir. Kişi bilinçli olarak geçmişte olduğunu bilse bile bazı kokular, sesler, kişiler veya durumlar travmatik anıyı yeniden harekete geçirebilir.

Bu nedenle iyileşme sürecinde yalnızca “olayı unutmaya çalışmak” her zaman yeterli değildir. Travmanın kişi üzerindeki duygusal, bilişsel ve bedensel etkilerinin birlikte ele alınması gerekir.

 

Travma Terapisi Nasıl Yapılır?

Travma terapisi, kişinin yaşadığı travmatik deneyimi kontrolsüz biçimde tekrar yaşamasını sağlamayı amaçlamaz. Amaç, kişinin kendisini yeterince güvende hissedebildiği bir ortamda travmanın yarattığı duygusal ve bilişsel etkileri işlemesine yardımcı olmaktır.

Terapi sürecinde kullanılan yöntemler kişinin ihtiyacına göre değişebilir. Bunlar arasında:

 

* EMDR

* Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi

* Şema terapi

* Duygu düzenleme çalışmaları

* İmgeleme teknikleri

* Dissosiyasyon odaklı yaklaşımlar

* Beden ve sinir sistemi düzenleme çalışmaları

yer alabilir. Uygun yaklaşım, kişinin yaşadığı travmanın türüne ve mevcut belirtilerine göre belirlenir.

 

Travma Sonrası İyileşme Mümkün mü?

Evet. Travma sonrası iyileşme, yaşananları tamamen silmek anlamına gelmez. İyileşme; travmatik anının artık kişinin bugünkü yaşamını yönetmemesi anlamına gelir.

Kişi geçmişini hatırlayabilir ancak:

* Her hatırladığında yeniden travmatize olmayabilir.

* Tetiklendiğinde kendisini düzenlemeyi öğrenebilir.

* Sürekli tehlikedeymiş gibi yaşamaktan çıkabilir.

* İnsanlara ve ilişkilere yeniden güvenebilir.

* Kendisiyle ilgili olumsuz inançlarını değiştirebilir.

Travma yaşayan kişinin yaşadığı belirtiler “zayıflık” ya da “unutmayı becerememek” değildir. Çoğu zaman bunlar, geçmişte yaşanan tehlikeye karşı gelişmiş hayatta kalma tepkileridir.

 

Sonuç: Travma Geçmişte Kalabilir, Etkisi Bugüne Taşınabilir

Psikolojik travma, yaşanan olay sona erdikten sonra da kişinin düşüncelerini, duygularını, bedenini ve ilişkilerini etkileyebilir. Ancak travma sonrası stres bozukluğu, çocukluk travması, tetikleyiciler, yoğun kaygı ve geçmişin tekrar tekrar canlanması üzerinde çalışılabilir.

İyileşme çoğu zaman “geçmişi unutmak” değil, geçmişin bugünkü hayat üzerindeki kontrolünü azaltmaktır.

Travma konusunda en önemli nokta şudur:

Yaşadıklarınız geçmişte kalmış olabilir; ancak iyileşme, bugünde yeniden güven ve kontrol duygusu kazanmakla başlar.

Not: Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır ve kişisel tanı yerine geçmez. Travma belirtileri günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanına başvurmak önemlidir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page