Güçlü zorbalarla büyümek
Çocuk için en önemli “nesne”, bakım veren kişidir (anne, baba veya bakım veren diğer kişiler). Çocuk, bakım verenlerle yaşadığı deneyimleri içselleştirir ve bu içsel temsiller yetişkinlikte kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu ilişkilerin temelini oluşturur.
Güçlü, baskıcı, zorba, eleştirel veya korkutucu ebeveynlerle büyüyen bir çocukta gelişim aşamalarına birlikte bakalım.
Çocukluk Dönemi
Çocuk için bakım veren aynı anda hem ihtiyaç duyduğu kişi hem de korktuğu kişidir. Bu nedenle ciddi bir içsel çatışma yaşar. Bakım verenlerin yaklaşımlarına göre Çocuğun temel inançları gelişir.
* “Ben güçsüzüm.” Çocuğa devamlı zayıf olduğu, yaptıklarında hep kusur bulunarak söylenir ve beden dili ile hissettirilirse ortaya çıkar.
* “İnsanlar güçlü olanın dediğini yapar.” Küçük bedeni ile bakım verenleri dev gibi algılar, korkusunda söyleneni yapmaya çalışır yoksa kızılacak, sevilmeyecek, istenilmeyecek hisleriyle bilinçdışı kar-zarar hesabı yapılarak söyleneni yapmak daha karlı görünür.
* “Sevilmek için boyun eğmeliyim.” Deneyimlerinde istenileni yaptığında takdir alıyorsa, yapmadığından kızılıp şiddet uygulanıyorsa boyun eğmeler oluşur.
* “İhtiyaçlarımı söylersem cezalandırılırım.”
Nesne ilişkileri açısından çocuk zihninde iki temel içsel nesne oluşturur:
İçsel zorba nesne
* Eleştiren
* Küçümseyen
* Kontrol eden
* Tehdit eden
İçsel çaresiz çocuk
* Korkan
* Utanan
* Suçlanan
* Değersiz hisseden
Bu iki temsil zamanla kişinin kendi iç konuşmasına dönüşür. Artık dışardan birisinin onu eleştirmesi küsur bulmasına gerek kalmaz artık bunlar kişinin kendi içinde iç ses olarak vardır. Yaptığı şeylerde kusur bulur, kendini suçlar ve değersizlik yaşar.
⸻
Yetişkinlikte nasıl görünür?
1. İçsel zorba
Ebeveyn artık dışarıda değildir. Kişinin kendi içindedir. Ayrıştırmadığı müddetçede o ses içinde var olacaktır.
Kişi kendi kendine şöyle konuşmaya başlar:
* “Yine beceremedin.”
* “Sen zayıfsın.”
* “Hayır deme hakkın yok.”
* “İnsanlar senden daha üstün.”
Bu nedenle sürekli kendini eleştirir. Hatta bu söylemlerin olması için bilinçaltı kendi işlerinde hep eksik yapmalar olur. Kılıkırk yarar ama yinede birşey eksik kalır.
⸻
2. Güçlü kişiler karşısında küçülme
Patron
Doktor
Müdür
Otorite figürleri
karşısında çocukluk aktive olur.
Otorite karşısında ise Davranışları
* Donakalma
* Onay arama
* Aşırı açıklama yapma
* Hayır diyememe
* Haklı olduğu halde geri çekilme
Çünkü içsel nesne “Güçlü kişi bana zarar verir.” mesajını taşımaktadır. Çocukluk deneyimi şimdide devam edeceği hissi içermektedir. Kendisi güçsüz, kusurlu ve değersiz ama karşısındaki kişi güçlü, bilen ve değerlidir.
⸻
3. İlişkilerde tekrar
Nesne İlişkileri Kuramında tekrar zorlantısını vurgular.
Kişi farkında olmadan:
* baskıcı eş seçebilir,
* kontrolcü patron bulabilir,
* narsistik arkadaşlara yakınlaşabilir.
Çünkü bu ilişki tanıdıktır.
Zihin şöyle düşünür:
“Acı veriyor ama tanıdık.”
Kişi bildiği ilişki de kalarak cennet zannettiği ama cehennemi yaşadığı ilişkiyi tekrarlı tekrarlı yaşar. Çünkü güçlü zorba ile nasıl ilişki kuracağını biliyordur. Boyun eğerek, herşeye evet diyerek zorbayı kızdırmayacağı bir çözüm üretmiştir. Çocukluk çözümleri devam etmekte.
⸻
4. Bölme (Splitting)
Çocuk güvenli bağlanamadığında insanlar:
* tamamen iyi veya
* tamamen kötü olarak algılanabilir.
Bir kişi biraz eleştirdiğinde
“Artık beni sevmiyor.”
şeklinde algılanabilir. Ortası yoktur. Bu davranışımdan dolayı eleştirdi diyemez. Seviyor veya sevmiyor diye iki uçta hisler oluşur.
⸻
5. Sahte benlik (False Self)
Özellikle Winnicott’a göre çocuk gerçek benliğini koruyamaz.
Onun yerine:
* herkesi memnun eden
* uyumlu
* sessiz
* fazla sorumluluk alan bir kimlik geliştirir.
Gerçek ihtiyaçları bastırılır. Oyun oynamak isteyen çocuğa kardeşine bakma görevi verildiyse ama bu uzun süreli olduysa ve çocuğun duygusal ihtiyaçları görülmüyorsa çocuk da görülmek için istenileni yaparak görülmeye çalışacaktır. Yani kendi benliği yerine ondan istenilen benlik gelişir. Uslu, söz dinleyen, hayır demeyen gibi.
⸻
Savunmalar
Bu kişilerde sık görülen savunmalar:
* Özdeşim
* Bastırma
* Bölme
* İdealleştirme
* Değersizleştirme
* Kendine yöneltilmiş öfke
* İnkâr
* Dissosiyasyon (yoğun travmalarda)
⸻
Terapide çözüm nasıl olur?
Nesne İlişkileri yaklaşımında amaç sadece davranışı değiştirmek değildir.
Amaç;
İçselleştirilmiş zorba nesnenin dönüştürülmesidir.
⸻
1. Terapötik ilişki
Terapist güvenilir, tutarlı ve kabul edici bir ilişki sunar.
Danışan ilk kez şunu deneyimler:
“Hata yaptığım halde reddedilmiyorum.”
Bu deneyim yeni bir içsel nesne oluşturur. Ebeveynlerin sağlayamadığı sağlıklı ebeveynliği terapisti ile kurarak içinde sağlıklı bir nesne oluşmasına yardımcı olunur. Zamanla da kişinin yetişkin tarafı güçlenir ve kendisine sağlıklı ebeveynlik yapmaya başlayacaktır. Yani herşeye evet diyen değilde yeri geldiğinde hayır da diyebileceği ve hayır demeninde normal olduğu, zorbalara karşı boyun eğen değilde hakkını savunan, hakkı yenildiğinde sessiz kalmak yerine müdahale eden olacaktır.
⸻
2. Aktarım çalışması
Danışan terapisti zaman zaman:
* eleştirecek,
* cezalandıracak,
* terk edecek,
* küçümseyecek biri gibi algılayabilir.
Terapist bunu fark eder ve birlikte anlamlandırır.
Örneğin:
Danışan: “Bugün sessiz kaldınız. Bana kızdınız.”
Terapist: “Şu anda benim size kızdığımı hissettiniz. Çocukluğunuzda sessizlik genellikle kızgınlık anlamına mı gelirdi?”
Böylece geçmiş ile şimdi ayrışmaya başlar. Seanslarda herşeyin konuşulacağı ve bir anlamının olabileceği görülür. Kişi duygularını ifade ettiğinde herhangi bir Zorbalanma yaşamadığı ile ilgili yeni bir ilişki deneyimleyecektir.
⸻
3. İçsel zorbayı görünür yapmak
Terapist:
“Şu anda size bunu söyleyen ses kimin sesi?” diye sorabilir.
Danışan: “Babam.” cevabını verebilir.
Böylece kişi ilk kez
“Bu benim değil; içselleştirdiğim ebeveyn sesi.”
ayrımını yapar. Bu sesi babasına geri iade etmek. Kendisi için yorucu bir ses olduğunu, herşeyin kusurlu olamayacağı, bazen insanlarımda hata yapabileceği ve bunu normal birşey olduğu , artık kendisinin de bir yetişkin olduğu ve başkalarının sesine ihtiyaç duymadığını ifade ederek iade yapar.
⸻
4. İçsel çocuğa ulaşmak
Zorbanın altında genellikle korkmuş çocuk vardır.
Terapi bu çocuğun:
* korkusunu,
* yasını,
* öfkesini,
* ihtiyaçlarını ifade etmesine alan açar. Terapide çocuk görülür ve duyguları düşünceleri yargılanmadan dinlenir.
⸻
5. Yeni nesne oluşturmak
Zamanla terapist;
* güven veren,
* sınır koyabilen,
* kabul eden,
* sakinleştiren
bir içsel temsil haline gelir.
Bu, eski zorba nesnenin etkisini azaltır.
⸻
Klinik örnek
Danışan: “Patronum sesini yükseltince elim ayağım titredi.”
İlk bakışta bu durum patronla ilgili gibi görünür.
Nesne İlişkileri açısından ise tetiklenen şey çocukluktaki ilişkidir.
Çocuklukta:
* Baba bağırıyor.
* Çocuk donuyor.
* Karşı koyamıyor.
Yetişkinlikte:
* Patron sesini yükseltiyor.
* Aynı içsel nesne etkinleşiyor.
* Beden çocukluk tepkisini veriyor.
Terapide amaç, danışanın şunu deneyimlemesidir: “Patron babam değil. O an hissettiğim yoğun korku, geçmişteki zorba ebeveyn deneyimimin bugüne taşınan izidir.”
Bu farkındalık arttıkça kişi daha gerçekçi değerlendirmeler yapabilir, sınır koyabilir ve kendi ihtiyaçlarını ifade edebilir.
Özet
Güçlü ve zorba ebeveynlerle büyüyen çocuk, zamanla o zorbalığı kendi içine taşır. Yetişkinlikte sorun çoğu zaman yalnızca dışarıdaki otorite figürleri değil, kişinin içinde yaşayan “zorba nesne” ile “korkmuş çocuk” arasındaki çatışmadır. Terapi; güvenli ilişki, aktarımın çalışılması, içselleştirilmiş zorba sesin fark edilmesi ve daha şefkatli, bütünleşmiş bir benlik geliştirilmesi yoluyla bu içsel dünyayı dönüştürmeyi hedefler.